Ünlü kasap Nusret Gökçe, videolarına bir yenisini daha ekledi. Nusret'in et pişirirken dans etmesi sosyal medyada olay oldu. Video dakikalar içinde binlerce yorum aldı.

Nusret dansıyla herkesi kırdı geçirdi!

Nusret dansıyla herkesi kırdı geçirdi!

Sosyal medyada yüklediği videolarla yalnız Türkiye'de değil dünyada da fenomen hale gelen Nusret Gökçe, yeni dans videosuyla herkesi kırdı geçirdi.

Ete tuz atma hareketiyle dünyada fenomen hale gelen Nusret Gökçe, dansıyla herkesi gülümsetti. Nusret'in et pişirirken ki dans videosuna beğeni yağdı.

1 SAATTE 1 MİLYON İZLENDİ

Nusret'in dans ettiği video 1 saatte bir milyon kişi izledi. Video, 200 binin üzerinde beğeni aldı.

Nusret'in dans ettiği video...



#saltbae #salt #saltlife

et var yersen Ben var seversen dedi

NUSRET GÖKÇE KİMDİR?

NUSRET GÖKÇE KİMDİR?

1983 yılında Erzurum'da dünyaya gelen Nusret Gökçe, maden işçisi bir babanın 5 evladından birisidir. Henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte Erzurum'dan Darıca'ya göç eden Nusret, maddi sebepler dolayısıyla Darıca Faik Şahenk Ortaokulu'nu altıncı sınıfta bırakmak zorunda kalmıştır.

Meslek hayatına Bostancı'daki kasaplar çarşısında başlayan Nusret, uzun bir süre kasp çıraklığı yapmıştır. Büyük bir kasap dükkanında 10 ustayla aynı anda çalışan Nusret, günde 18 saat aktif olarak çalışmıştır. Et doğramadaki profesyonelliğini dar zamanda çok iş yapma konusuna borçlu olan Nusret, ilk olarak 2007 yılında İstinye Park'ta açılan kasap-restoran konseptinde çalışmaya başlamıştır. Bu deneyimin ardından Dünya üzerindeki diğer restoran konseptlerini görmek isteyen genç girişimci, Arjantin'e doğru yola çıkmıştır.

Cebindeki son parası ve kredi kartından çektiği 7 bin TL ile gittiği Arjantin'de kasapları ve restoranları gezen Nusret, sektör hakkında fikir edinmeyi başarmıştır.

Türkiye'ye döndüğünde aynı işyerinde çalışmaya devam eden Nusret, bu deneyimleri işine aktarmayı başarmıştır. 'Lokum', 'Ceviz', 'Kafes' gibi ğişmiş et türlerini ilk kez kendisinin yaptığını iddia eden dünyaca ünlü restoran sahibi, bu kez yeni deneyimler için Amerika'ya gitmeyi kafasına koymuştur. Zor şartlar altında aldığı üç aylık Amerika vizesinin ardından New York'un en bilindik dört restoranında para almadan çalışmış ve yaptığı mönü New York Times'da yayınlanmıştır.

Nusr-et Steakhouse, 2010 yılında Etiler’de Nusret Gökçe ve Mithat Erdem ortaklığı ile kurulmuştur. 2012 yılında ise d.ream (Doğuş Restaurant Entertainment and Management) ile ortaklığa imza atılmıştır. 2010 yılında başlayan Nusret Gökçe ve Mithat Erdem ortaklığı tüm Nusr-Et Steakhouse’larda hali hazırda devam etmektedir. 

2009 yılına kadar tek olarak devam ettiği işletmesine, 2012 yılı itibariyle Doğuş Grubu ortak olmuştur. Eskiden 1800 TL maaşla çalıştığını, şu an ise 400 çalışan istihdam ettiğini belirten Nusret, yaptığı etleri yemek için yurtdışından özel jetleriyle müşterilerinin geldiğini ve bunun kendisi için büyük bir mutluk olduğunu ifade ediyor.

NUSRET GÖKÇE'NİN BAŞARI HİKAYESİ

NUSRET GÖKÇE'NİN BAŞARI HİKAYESİ

- Kim olduğundan, nereden geldiğinden bahseder misin biraz?

1983'te Erzurum'da doğdum. Bir maden işçisinin 5 çocuğundan biriyim... Daha 2 yaşındayken Erzurum'dan Darıca'ya taşındık ailece. İşi sebebiyle ancak 4-5 haftada bir gün görebildim babamı. Sadece en küçük kardeşim lise mezunu, onun dışında hiçbirimiz okuyamadık maddi sebeplerden dolayı. Darıca Faik Şahenk Ortaokulu'nu altınca sınıfta terk etmek zorunda kaldım.

- Meslek hayatın nasıl başladı?

Bostancı kasaplar çarşısında, kasap çırağı olarak başladım. Aynı anda 10 ustayla bir dakika boş durmadan çalıştım. Hiç senelik izin yapmadım, mesai gözetmedim. Günde 18 saat aktiftim.

- Kırılma noktası neydi?

2007'de İstinye Park'ta kasap-restoran konsepti hizmete başladı. Bu oluşum beni heyecanlandırdı. 2008-2009'da 'bu iş dünyada nasıl acaba?' dedim. Arjantin, Amerika ve Japonya en iyisi oralara gitmeliydim.

- Yabancı dil yok, bilgi yok, nasıl cesaret ettin?

Fransız bir müşterim aracı oldu, son maaşım ve kredi kartından çektiğim 7 bin TL ile 2009 yılında Arjantin'e gittim. Üç ay boyunca çiftliklerde, kasaplarda, restoranlarda gezdim.

- Türkiye'ye dönünce ne yaptın?

Maaşlı işime devam ettim. Çalıştığım kurumda tüm öğrendiklerimi sergilemeye başladım. 'Lokum'u ilk ben yaptım. 'Ceviz'i, 'Kafes'i ilk bende yedi insanlar. Gittim geldim, sanki etin kimyası değişti. 2010'da Amerika'ydı hedefim. Vize başvurusunda bulundum ama hesabımda para yok, üstüme kayıtlı evim, mülküm yok, evli değilim. 4 kez reddedildim. Arjantin sonrası birkaç kez gazete ve dergide çıkmıştım. Görevliye onları okuttum, 3 aylık vize verdi. ABD'de yaptığım mönü New York Times'da yayınlandı. New York'un en önde gelen dört restoranında para almadan, kaçak çalıştım.

"SANA PARA SAYMA MAKİNESİ ALACAĞIM"

- Türkiye'ye döndüğünde seni bekleyen bir işin yoktu...

Zaten niyetim kendi yerimi açmaktı. Çok teklif geldi. Mithat Erdem, eski bir dostumdu. Ben emeğimi koydum, o parayı. İsim ne olacak dedi, bir kağıda Nusret yazdım, 'et' kısmını ayırdım. 'Parayı ver, kısa süre sonra sana bir para sayma makinesi alacağım, para sayacaksın' dedim. 5-6 ay sonra tüm yatırım çıkmıştı. Payıma düşeni ödemiştim.

- Nasıl bir his başarmak?

İlk dükkanımda her akşam kapının karşısına geçer adımın yazdığı tabelayı seyrederdim. Dua edip, şükrederdim. Hala da şükrederim.

- Sonra Doğuş Grubu'yla bir ortaklık yaptın ve 'Şampiyonlar Ligi'ne girdin. Nasıl gerçekleşti?

2009 yılında şimdi D.Ream şirketinin CEO'su olan Levent Veziroğlu "Nusret çok iyi şeyler olacak" demişti. Geçen yıl da Doğuş Grubu'yla imzayı attık.

400 ÇALIŞANLI ET İMPARATORLUĞU

- Nasıl değişiklikler oldu hayatında?

Eskiden 1.800 lira maaşlı bir çalışandım şimdi adım altında 400 çalışanımız var. Şu an güzel bir noktadayım ve hala yükselmek için çalışıyorum. Yurtdışından jetleriyle yemek yemeye gelen müşterilerimiz var, bu büyük mutluluk.

AJDA'YA KAFES ACUN'A ANTRİKOT

- Bir çok ünlüye servis veriyorsun. Kim ne yer?

Orhan Gencebay: Orta-iyiye doğru pişmiş yağsız, yumuşak et sever.
Ajda Pekkan: Gizli gurmedir. Gözü kapalı servis yapın ne yediğini söyler. Steak tartar'a bayılır, Spagetti ve Kafes tercihleridir.
Acun Ilıcalı: Acun Abi de oldukça yoğun tempo çalışan bir adam. Et çok sever. Antrikot'a bayılır.
Aziz Yıldırım: Başkan az ve öz yer. Lokum ve Kobe sever...



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları